İsveç'i Anlamak
The Otorite card from MethodKit for Cultural Literacy
62 karttan 39. · MethodKit for Cultural Literacy
  • TemaGörgü, normlar ve otorite
  • Kart39 / 62
  • Sorular5 soru
Görgü, normlar ve otorite

Otorite

İnsanların güç ve otoriteyle ilişkisi

İsveç'te otorite, makam ya da unvana değil güvene ve yetkinliğe dayanır; bu yüzden patronunuzu adıyla çağırmak sizi saygısız değil, eşit kılabilir.

İsveç, dünyada en düşük güç mesafeli ülkeler arasındadır. Bu, hiyerarşinin yokluğu anlamına gelmez; ancak otoritenin kendini dayatma biçimi son derece farklıdır. Yöneticiler, doktorlar, öğretmenler ve memurlar genellikle adlarıyla hitap edilmesini bekler. Resmi bir unvan ya da 'efendim/hanımefendim' gibi ifadeler sıradan iletişimde neredeyse hiç kullanılmaz.

Otorite figürleri, çoğu ortamda karar almadan önce görüş toplar ve uzlaşı arar. Bu, zayıflık ya da kararsızlık değil; çoğulcu bir yönetim anlayışının yansımasıdır. Birinin fikrine katılmamak, hiyerarşik engel olmaksızın doğrudan dile getirilebilir; önemli olan eleştirinin yapıcı ve gerçeklere dayalı olmasıdır.

Türkiye'den İsveç'e

Aynı konu, iki kültürde farklı yaşanıyor. Bunlar genel eğilimler ve örneklerdir; kesin kurallar ya da bir sıralama değil.

Hitap biçimi

Türkiye'de üst konumdaki birine 'bey', 'hanım', 'hocam', 'müdür bey' gibi unvanlarla hitap etmek saygının göstergesidir; İsveç'te aynı kişi çoğunlukla yalnızca adıyla çağrılır.

Karara itiraz

Türkiye'de amire açıkça itiraz etmek kimi zaman cesaret ya da saygısızlık olarak okunabilir; İsveç'te yapıcı eleştiri beklenebilir ve hatta teşvik edilir.

Kurumsal güven

Türkiye'de devlet kurumlarına güven değişkendir ve kişisel ilişkiler bazen kuralların önüne geçer; İsveç'te kurumlara güven yüksektir ve kurallar kişisel ilişkiden bağımsız işler.

Statü gösterimi

Türkiye'de statünün simgeleri (makam odası, özel araç, unvan) otorite algısını güçlendirebilir; İsveç'te bu simgeler çok daha kısıtlıdır ve görünür statü farkı sıklıkla gözetilmez.

Düşünmek için sorular

Bunları tek başınıza ya da bir grupla kullanın. Doğru cevap yok, yalnızca daha iyi sohbetler var.

  1. Bir otoriteye adıyla hitap ettiğinizde ya da etmeniz gerektiğinde ne hissettiniz?

  2. İsveç'teki yatay hiyerarşi size kimi zaman yapıyı belirsizleştirdi mi? Nasıl yön buldunuz?

  3. Bir yöneticiyle ya da kurumla anlaşmazlık yaşadığınızda nasıl bir yol izlediniz?

  4. Kendi kültürünüzdeki otorite anlayışından hangisi size burada hâlâ işe yarıyor?

  5. İsveç'te 'güvenilir otorite' ile 'dayatmacı otorite' arasındaki farkı nasıl tanımlarsınız?

Nelere dikkat etmeli

  • Bir İsveçli yöneticiyi unvanıyla çağırırsanız karşı taraf şaşırabilir ya da hafifçe düzeltilebilirsiniz; adı kullanmak genellikle doğru başlangıçtır.
  • Uzlaşı süreçleri bazen yavaş ilerler; bu kararsızlık değil, herkesin görüşünü almanın kasıtlı bir yöntemidir.
  • Kurumsal bir hatayı 'tanıdık sayesinde' çözmeye çalışmak burada çok az işe yarar; süreçlere uymak çoğunlukla en etkili yoldur.