İsveç'i Anlamak
The Zaman card from MethodKit for Cultural Literacy
62 karttan 43. · MethodKit for Cultural Literacy
  • TemaGünlük hayat ve dünya görüşü
  • Kart43 / 62
  • Sorular5 soru
Günlük hayat ve dünya görüşü

Zaman

Zamana nasıl bakılır ve nasıl ilişki kurulur

İsveç'te zamanındasınız demek, birkaç dakika önce gelmişsiniz demektir; beklentinin tam karşılandığı an budur.

İsveç zaman kültürü, dakiklik üzerine kurulu ve bunu sosyal bir saygı biçimi olarak değerlendiren bir yapıya sahiptir. Toplantılar, davetler ve randevular, belirtilen saat civarında değil tam olarak o saatte başlar. Geç kalmak, çoğu ortamda kişisel bir mazeret gerektiren bir durumdur; sık tekrarlandığında güvenilirliği zedeler. Planlamaya verilen bu önem, günlük sosyal hayata da yansır: birini bir hafta sonu kahveye davet etmek bile iki üç gün önceden yapılabilecek bir rezervasyondur.

Öte yandan İsveç zaman anlayışı yalnızca sertlikle açıklanamaz. Lagom (ne az ne çok, dengeli) kavramı burada da geçerlidir: verimli olmak, ama tükenmeden. İş-yaşam dengesi söylemde değil pratikte güçlüdür; mesai sonrası çalışmak ya da hafta sonu mesaj göndermek bir adanmışlık işareti değil, sınırları koruyamamanın göstergesi olarak algılanabilir. Planlamayı seven bu kültürde anlık kararlar ve doğaçlama buluşmalar daha az yaygındır; bu durum, kendiliğindenliğe değer veren bir Türkiye arka planından gelenler için en belirgin kültürel sürtüşme noktalarından biridir.

Türkiye'den İsveç'e

Aynı konu, iki kültürde farklı yaşanıyor. Bunlar genel eğilimler ve örneklerdir; kesin kurallar ya da bir sıralama değil.

Dakiklik normu

Türkiye'de toplantıya 10 ile 15 dakika geç gelmek çoğu ortamda olağan karşılanır; İsveç'te toplantı belirtilen saatte başlar ve katılımcılar genellikle birkaç dakika önce hazır bulunur.

Spontane buluşmalar

Türkiye'de 'şu an gelsene' tarzı anlık davetler sıcak bir jestir ve çoğunlukla kabul görür; İsveç'te önceden planlanmamış bir ziyaret ya da davet, karşı tarafı zor bir duruma düşürebilir.

Mesai ve sınırlar

Türkiye'de uzun çalışma saatleri ve akşam geç saatlere uzanan mesai çoğu zaman bağlılık işareti sayılır; İsveç'te normal çalışma saatlerinde verimli olmak esas hedef, mesai sonrası iletişim ise genel olarak kaçınılan bir davranıştır.

Plan ve esneklik

Türkiye'de planlar çoğu zaman bir çerçeve olarak görülür ve akışa göre şekillenebilir; İsveç'te yapılan bir plan gerçekleştirilmesi beklenen bir taahhüt olarak değerlendirilir.

Düşünmek için sorular

Bunları tek başınıza ya da bir grupla kullanın. Doğru cevap yok, yalnızca daha iyi sohbetler var.

  1. Dakiklik anlayışındaki bu farkla ilk ne zaman yüzleştiniz ve nasıl hissettiniz?

  2. Spontane sosyal hayattan planlı bir yapıya geçmek sosyal çevrenizi nasıl etkiledi?

  3. İş-yaşam dengesi konusunda İsveç normlarını kendi değerlerinizle nasıl ilişkilendiriyorsunuz?

  4. Birini son dakika davet etmek ya da kendiniz davet edilmek istediğinizde nasıl bir yol izliyorsunuz?

  5. Zaman kullanımınızda İsveç'teki beklentilere uyum sağlamak hangi yönlerinizi değiştirdi, hangilerini değiştirmek istediniz ama istemedikleriniz oldu?

Nelere dikkat etmeli

  • Bir toplantıya ya da davete 10 dakika geç gelmek, Türkiye bağlamında normal olsa da İsveç'te çoğu zaman bir açıklama gerektiren ve tekrarlandığında ilişkiyi zorlayan bir durumdur.
  • Anlık bir davet iyi niyetle yapılsa bile karşı tarafı sıkıştırabilir; İsveç'te esneklik güçlü bir özellik sayılmaz, önceden plan yapmak ise özen gösterisinin ta kendisidir.
  • Mesai sonrası iş mesajları göndermek, adanmışlık değil sınır tanımazlık olarak okunabilir; iş arkadaşlarınızın normlarını ilk haftadan gözlemleyin.