İsveç'i Anlamak
The Özür ve mazeretler card from MethodKit for Cultural Literacy
62 karttan 28. · MethodKit for Cultural Literacy
  • TemaGörgü, normlar ve otorite
  • Kart28 / 62
  • Sorular5 soru
Görgü, normlar ve otorite

Özür ve mazeretler

Ne zaman özür dilenir, ne zaman mazeret sunulur

İsveç'te özür dilemek ya da mazeret sunmak, ne sıkça ne de ağır biçimde yapılır; doğrudan, kısa ve gereğinden fazla dramatik olmayan bir kabul beklenir.

İsveç'te 'förlåt' (özür dilerim) ya da 'tyvärr' (maalesef, üzgünüm) sözcükleri işlevsel ve ölçülü kullanılır. Gerçek bir hata yapıldığında özür beklenir, fakat bunu uzayan bir pişmanlık gösterisine dönüştürmek genellikle karşı tarafı rahatsız eder. Birini kazayla çarptığınızda ya da bir randevuyu kaçırdığınızda kısa ve net bir özür yeterlidir.

Mazeret sunmak da benzer biçimde kısadır. Ayrıntılı açıklamalar çoğunlukla beklenmez; önemli olan sonucun kabul edilmesi ve gerekirse bir çözüm sunulmasıdır. Kaçırılan bir son teslim tarihi ya da iptal edilen bir plan için sürüklenen bahaneler yerine 'Bunu atladım, özür dilerim, çözüm şu olabilir' yaklaşımı daha iyi karşılanır.

Türkiye'den İsveç'e

Aynı konu, iki kültürde farklı yaşanıyor. Bunlar genel eğilimler ve örneklerdir; kesin kurallar ya da bir sıralama değil.

Özrün uzunluğu

Türkiye'de bir hatayı kabul ederken uzun açıklamalar, yoğun pişmanlık ifadeleri ve karşı tarafın onayı aranabilir; İsveç'te kısa, net bir özür ardından konuya dönmek daha doğal karşılanır.

Mazeret beklentisi

Türkiye'de bir durumu açıklamak, bağlamı paylaşmak kibarlık sayılabilir; İsveç'te gereğinden uzun mazeret zaman zaman sorumluluktan kaçma çabası olarak okunabilir.

Resmiyet

Türkiye'de özür kimi zaman dini ya da aile referanslarıyla güçlendirilir ('Allah biliyor...', 'Yemin ederim...'); İsveç'te bu tür referanslara başvurulmaz, özür kişisel ve doğrudan kalır.

Düşünmek için sorular

Bunları tek başınıza ya da bir grupla kullanın. Doğru cevap yok, yalnızca daha iyi sohbetler var.

  1. İsveç'te özür dilediğinizde karşı tarafın tepkisi beklediğinizden farklı mıydı? Nasıl yorumladınız?

  2. Bir İsveçlinin özrünü 'yeterli bulmadığınız' ya da çok kısa geldiği bir an oldu mu?

  3. Kendi kültürel alışkanlıklarınıza göre hangi durumlarda özür dilerdiniz ama İsveç'te bunun gerekmediğini fark ettiniz?

  4. İsveç'te mazeret sunmak ile sorumluluk almak arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

  5. Bir hatayı kabul etmek ile üzerinde çok fazla durmak arasında kendinizi nerede buluyorsunuz?

Nelere dikkat etmeli

  • Özrünüzü defalarca tekrarlamak ya da uzatmak karşınızdaki kişiyi rahatsız edebilir; bir kez net biçimde söyleyin ve devam edin.
  • Mazereti abartmak ya da karmaşık kişisel açıklamalar yapmak, İsveç'te samimiyetsizlik değil ama zaman zaman gereksiz bir yük gibi algılanabilir.
  • 'Özür dilerim ama...' yapısındaki özürler (hemen ardından savunma gelen) birçok kültürde olduğu gibi burada da özür sayılmaz.