İsveç'i Anlamak
The Dil ve argo card from MethodKit for Cultural Literacy
62 karttan 37. · MethodKit for Cultural Literacy
  • Temaİletişim ve dil
  • Kart37 / 62
  • Sorular5 soru
İletişim ve dil

Dil ve argo

Konuşma biçimleri, argo ve deyimler

İsveç'te dil hem resmi hem de şaşırtıcı derecede samimi olabilir; 'du' herkese hitap eder ve İngilizce neredeyse ikinci bir anadildir.

İsveçce, 1960'larda gerçekleşen 'du-reformen' (herkesin birbirine 'du', yani sen diye hitap ettiği reform) sayesinde son derece eşitlikçi bir yapıya kavuşmuştur. Unvan, yaş ya da statüden bağımsız olarak herkes adıyla çağrılır. Bu durum konuşma dilini hem rahat hem de doğrudan kılar. Bürokratik yazışmalar bile çoğu zaman adıyla başlar.

İsveç'in İngilizce yetkinliği çok yüksektir ve birçok ortamda İsveççe bilmeden de günlük hayatı sürdürmek mümkündür. Ancak bu kolaylık zaman zaman İsveççe öğrenme motivasyonunu azaltabilir. Sokak argosu ve gençlik dili hızla değişir: 'fett bra' (harika, kelimesi kelimesine 'yağ gibi iyi'), 'ganska' (oldukça) ya da 'lagom' (ne az ne çok, ideal miktar) gibi ifadeler hem günlük sohbette hem de İsveç kültürünü anlamada açar işlevi görür.

Türkiye'den İsveç'e

Aynı konu, iki kültürde farklı yaşanıyor. Bunlar genel eğilimler ve örneklerdir; kesin kurallar ya da bir sıralama değil.

Hitap biçimi

Türkiye'de 'siz' ve unvanlar hiyerarşiyi korur; İsveç'te 'du' reformu ile herkes birbirine adıyla ve 'sen' anlamına gelen 'du' ile hitap eder, bu tüm ortamlarda standarttır.

İngilizce kullanımı

Türkiye'de iş dışı ortamlarda İngilizceye geçmek alışılmadık olabilir; İsveç'te İngilizce neredeyse her ortamda rahatlıkla kullanılır ve dil engeli minimal düzeydedir.

Dil tonu

Türkiye'de konuşma dili ton, jest ve duygusal yük bakımından zengindir; İsveçce günlük konuşması genellikle daha düz, doğrudan ve jest katkısı olmadan anlam taşır.

Argo ve jargon

Türkiye'de argo çoğu zaman yaş ve ortama göre katı sınırlara sahiptir; İsveç'te gençlik argosu, iş yerinde bile zaman zaman belirirken çevre değiştikçe dil tonu da hızla değişir.

Düşünmek için sorular

Bunları tek başınıza ya da bir grupla kullanın. Doğru cevap yok, yalnızca daha iyi sohbetler var.

  1. Unvan yerine adıyla hitap edilmek sizin için nasıl bir his uyandırıyor?

  2. İsveççe öğrenme sürecinizde en zorlayıcı olan ne?

  3. İngilizceye güvenebilmek İsveççe öğrenme motivasyonunuzu nasıl etkiliyor?

  4. Lagom ya da du-reformen gibi kavramlar size İsveç kültürü hakkında ne anlatıyor?

  5. Dilin bir kültürü yansıttığı en çarpıcı örneği nerede gördünüz?

Nelere dikkat etmeli

  • İsveççe bilmeden İngilizce ile idare etmek mümkün olsa da İsveççe öğrenmek toplumsal bağ kurmayı önemli ölçüde kolaylaştırır ve entegrasyonun görünür bir işareti sayılır.
  • Birine 'ni' (resmi siz) diye hitap ederseniz eski ve mesafeli bir etki yaratabilirsiniz; modern İsveççede 'du' her ortamda standarttır.
  • 'Lagom' gibi ifadeleri doğrudan çevirmek çoğu zaman işe yaramaz; bu sözcükler kültürel bir tavrı içerir ve ancak bağlamla birlikte anlaşılabilir.